Hastaneleri ve sağlık çalışanlarını ne bekliyor?

CHP milletvekili Murat Emir'in sorusuna Başkanlık Bilgi Edinme Merkezi'nden (BİMER) verilen yanıttan anlıyoruz ki, hastanelerde hastayı tedavi etmesi beklenen uzman personelin, kendisi tedaviye muhtaç hale gelmiş. Daha kötüsü, canlarına kıymışlar.

İNTİHARLAR

Bir, iki değil, çok sayıda kişidir söz konusu olan.

2015 yılında tam 10 doktor, 71 hemşire intihar etmiş. Aynı yıl, "diğer personel" kapsamında 99 kişi intihar etmiş. Yani sadece 2015 yılında, 180 hastane personeli canına kıymış.

İntihar mı, iş cinayeti mi?

İşsizlik ve açlık durumları olmadığına göre, ya aile içi geçimsizliktir, ya da çalışma koşullarıdır sebep. İkinci olasılık daha kuvvetli görünüyor. Hastane personeline uygulanan yoğun mobbing, piyasacı sisteminin sağlık çalışanını bile yarış atına çevirmesi...

Uzmanlar üçüncü, ya da dördüncü sebep bulacaksa, tez elden bulmalılar. Çünkü durmuyor intiharlar.

2016'da da 129 sağlık personeli canına kıymış. 11'i doktor, 56'sı hemşire, 62'si diğer personel...

Yine durmamış, 2017'de 122 sağlık personeli canına kıymış. 3 doktor, 53 hemşire, 66 "diğer personel"...

Üç yılda 24 doktor, 180 hemşire ve 227 "diğer personel"... Üç yılda tam 431 kişi.

27 Ekim 2018 tarihli aydinlik.com.tr'den okuyabileceğiniz bu haber, ulusal basının ve internet sitelerinin çoğunda da haberdi.

ŞİDDET

Hastanelerde sadece intiharlar olmuyor.

Sağlık Bakanlığı verilerine göre 14 Mayıs 2012 ile 01 Nisan 2018 arasında kayıtlara geçen şiddet sayısı 68 bin 375. Bunların yüzde 30'u fiziki şiddet... Türkçesi şu ki, son 6 yılda 20 bin 706 sağlık çalışanı fiziki saldırıya uğramış. Dahası fiziki şiddet sayısı artıyormuş giderek. 2017'den sonra yüzde 168 artmış. Sadece 2017'de 13 bin 545 şiddet vakası... 2018'in ilk 4 ayında 2 bin 934 vaka...

Bunun da Türkçesi şu imiş; 2013-2017 arasında her saat başı bir sağlık personeli şiddete uğruyormuş.

Şiddet merkezi olmuş hastaneler. Koruma görevlisi olmadan personel hastanede dolaşamayacak, görevini yapamayacak neredeyse.Meclisteki muhalefet partileri ise "Sağlıkta Şiddeti Önleme Yasası" peşindeler. AKP'yi de razı edecekler muhtemelen, polisiye tedbirlere.

Oysa asıl sebep eksik güvenlik değil ki? Bataklığı kurutmazsanız, güvenlikçi de yetmez, çıkaracağınız aysalar da. 1980 öncesinde sağlıkta şiddet diye bir kavramın da, bir tek şiddet vakasının da olmadığını neden düşünmezsiniz? Düşünseler, sebebi bulmuş, çareyi keşfetmiş olacaklar.

Ama olmaz, görmemek gerek. Ucu sadece AKP'ye dokunsa eyvallah, dalacaklar hemen. Ama kendilerine de dokunuyor. Kendi programları da, seçim bildirgeleri de AKP ile aynı; "Özel hastaneler teşvik edilecek. Hastanelerde döner sermaye sistemi uygulanacak. Hastaneler mali olarak kendine yeter hale getirilecek."

Açın CHP'nin, MHP'nin ve İyi Parti'nin programlarını ve seçim bildirgelerini, göreceğiniz bunlardır.

Anladınız mı şimdi, şiddetin ve intiharların izi niye sürülmez?

PARA PEŞİN, KIRMIZI HASTANE (!)

AKP'nin14 yılında hastane sayısı nereden nereye gelmiş, bakalım mı?

Bakalım, cevapların bir kısmı bu sayılarda zira... Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü'ndeki bilgiler şöyle;

2002'de 774 olan kamu hastanesi sayısı, 2016'da 876 olmuş. 14 yılda 104 hastane eklenmiş.

2002'de 50 olan üniversite hastanesi sayısı, 2016'da 69 olmuş. Artış 19 hastane.

2002'de 271 olan özel hastane sayısı, 2016'da 565 olmuş. Artış 294 hastane.

SGK'dan ve Bakanlıklardan oluk oluk paraların akıtıldığı ticarethane sayısıdır bu 565. Ve Bakanlık ve üniversite hastanesi uzmanlarını türlü vaatlerle bünyesine kaydırma merkezi sayısı.

Sağlıktaki çürümenin tek sebebi özel hastaneler değil elbette. Muayeneye para, tedaviye para, ilaca para, hatta sıra almaya bile para... Çürüme her yerde. Adı da "katkı payı"...

Özetle, sağlık sistemi, tedaviye muhtaç durumda. Şiddete, mobbinge, intiharlara, konkordato da eklendi.

Çare, sağlıklı gıda, sağlıklı çevre... Ve en başta parasız sağlık... Ve özel hastanelerin kamulaştırılması... Ve iyi eğitim görmüş yeterli personel. Ve personele hak ettiği değeri vermek...

Yoksa intihar da artacak, şiddet de. Kriz paranın esiri olmuş sağlık sistemini de vurursa, hastaneler batarsa peş peşe, toplum sağlığını hangi tehlikelerin beklediğini düşünmek bile istemiyorum.

Sağlık sisteminin kapitalizmin vahşetinden kurtarılması, şart olmuştur.

Etiketler
İşten çıkarma. eylem. işçi
işçi eylemi